“MAVERAÜNNEHİR’DEN ANADOLU’YA İSLAM ÂLİMLERİ: İLİM VE HİKMETİN BULUŞMA NOKTASI TÜRKİSTAN” III. ULUSLARARASI BİLİMSEL SEMPOZYUMU BAŞLADI
Üniversitemizde “Maveraünnehir’den Anadolu’ya İslam Âlimleri: İlim ve Hikmetin Buluşma Noktası Türkistan” başlıklı III. Uluslararası Bilimsel Sempozyum başladı. Sempozyum, üniversitemiz ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Hadis Tarihi Derneğinin iş birliğiyle düzenlendi.
Uluslararası bilimsel etkinliğe Kazakistan, Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Bangladeş, ABD, Arnavutluk, Ürdün, Bulgaristan, Tunus ve Libya olmak üzere 12 ülkeden ilahiyat, din bilimleri, felsefe, tarih ve beşerî bilimler alanlarında çalışmalar yürüten araştırmacılar katılıyor.
Sempozyumda, Maveraünnehir ve Türkistan bölgesinde yetişen önemli İslam âlimlerinin ilmî ve manevi mirasının araştırılması, dünya medeniyetine katkılarının değerlendirilmesi ve Türk dünyasındaki bilim insanları arasındaki akademik iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Sempozyum, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev’in tarihî ve kültürel mirasın korunması, manevi değerlerin yaşatılması ve Türk devletleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik girişimleriyle de örtüşüyor. Cumhurbaşkanı Tokayev, 15 Mayıs 2026 tarihinde Türkistan’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’nde Türk Medeniyeti Merkezinin kurulmasına ilişkin kararı açıklamış ve merkezin çalışmalarında üniversitemizin bilimsel ve akademik birikiminden yararlanılmasını önermişti.
Bu çerçevede sempozyum, Türkistan’ın bilimsel ve manevi mirasının uluslararası düzeyde tanıtılmasına ve Türk-İslam medeniyetinin ortak değerlerinin araştırılmasına katkı sağlayacak önemli bir akademik buluşma niteliği taşıyor.
Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Zhanar Temirbekova, etkinliğin Türkistan’da düzenlenmesinin tarihî ve manevi açıdan ayrı bir önem taşıdığını vurguladı.
“Türkistan, Türk dünyasının manevi başkenti olmasının yanı sıra yüzyıllar boyunca ilmin, kültürün ve manevi değerlerin buluştuğu önemli bir merkez olmuştur. Bu topraklarda gelişen ilmî ve manevi gelenek, bütün Türk dünyasının ortak mirasıdır.
Bugün 12 ülkeden bilim insanının sempozyumumuza katılması, ortak bilimsel mirasımıza duyulan uluslararası ilginin önemli bir göstergesidir.
Bu tür akademik buluşmaların somut sonuçlar doğurmasını önemsiyoruz. Ortak araştırmaların gerçekleştirilmesini, yeni bilimsel eserlerin yayımlanmasını ve üniversiteler arasındaki iş birliğinin daha da güçlenmesini temenni ediyoruz. Sempozyumumuzun verimli geçmesini ve Türkistan’da kök salan ilim ve hikmet geleneğinin yeni araştırmalarla yaşatılmasını diliyorum.” dedi.
Rektör Temirbekova, konuşmasında 2021 yılında kurulan İlahiyat Fakültesinin faaliyetlerine de değinerek din bilimleri, ilahiyat ve felsefe alanlarında yürütülen eğitim ve araştırma çalışmalarındaki gelişmeleri değerlendirdi.
Ayrıca Hoca Ahmet Yesevi’nin mirasının kapsamlı biçimde araştırılması, bilimsel çalışmaların sonuçlarının toplumla paylaşılması ve uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik girişimler hakkında bilgi verdi.
Gelecek dönem hedefleri arasında İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (ICESCO) ile ortak bilimsel projelerin yürütülmesi, Yesevi’nin mirası üzerine çalışan genç araştırmacıları desteklemek amacıyla özel bir burs programının oluşturulması ve yurt dışındaki Yesevi araştırma merkezlerinin yaygınlaştırılması bulunduğunu belirtti. Temirbekova, Türkistan’ı uluslararası Yesevilik araştırmalarının önde gelen bilim merkezlerinden biri hâline getirmenin temel hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.
Ardından söz alan Rektör Vekili Peyami Battal, katılımcıları selamlayarak sempozyumun başarılı geçmesi temennisinde bulundu.
Bu yıl Farabi ve Hoca Ahmet Yesevi’nin ilmî ve manevi mirasının araştırılmasına yönelik önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Battal, Türk dünyasının manevi önderlerinden Hoca Ahmet Yesevi başta olmak üzere büyük düşünürlerin mirasının yaşatılmasına verdiği destekten dolayı Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev’e teşekkür etti.
Battal, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen üniversitemiz İlahiyat Fakültesine, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesine ve organizasyona katkı sağlayan bütün kurum ve akademisyenlere teşekkürlerini iletti.
Hoca Ahmet Yesevi’nin düşünce dünyasının genç kuşaklara aktarılmasının önemine de değinen Battal, öğrenciler arasında Yesevi’nin öğretilerini araştırmaya ve tanıtmaya yönelik kulüp ve toplulukların kurulmasını önerdi. Yesevi’nin manevi mirasının yalnızca Türk halkları için değil, bütün insanlık için ortak bir değer taşıdığını vurguladı.
Açılış töreninde Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hadis Tarihi Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ferhat Gökçe de konuşma yaparak sempozyumun önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve katılımcılara başarı dileklerini iletti.
Açılış konuşmalarının ardından sempozyum, genel oturumlar ve bilimsel oturumlarla devam etti.
Sempozyum kapsamında Türkistan’da İslam felsefesi ve Farabi’nin ilmî mirası, Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmet öğretisi, Maveraünnehir’de hadis ilmi, İslam hukuku, Mâtürîdî düşünce geleneği ile Türk-İslam medeniyetinde ilim, ahlak ve manevi değerler gibi konular ele alınacak.